D501B8A2-AFE6-4EA4-86A4-9FDD605CAACE

Kalp Krizi Riskinizi Gerçekten Bilmek İster misiniz?


Kendinizi sağlıklı hissetmeniz, tansiyonunuzun çoğu zaman normal olması veya kolesterol sonucunuzun laboratuvar sınırları içinde görünmesi, kalp-damar riskinizin mutlaka düşük olduğu anlamına gelmez. Çünkü kalp krizi çoğu zaman tek bir risk faktörünün değil, yıllar içinde biriken birçok etkenin ortak sonucudur.
Kalp krizi riski nasıl belirlenir?
Bilimsel risk değerlendirmesinde yalnızca LDL kolesterol düzeyine bakılmaz. Aşağıdaki özellikler birlikte ele alınır:

  • Yaş ve cinsiyet
  • Sigara kullanımı
  • Kan basıncı
  • LDL ve HDL kolesterol düzeyleri
  • Diyabet ve böbrek hastalığı
  • Fazla kilo ve bel çevresi
  • Fiziksel hareketsizlik
  • Ailede erken yaşta kalp krizi veya inme öyküsü
    Bu veriler kullanılarak kişinin önümüzdeki yıllarda kalp krizi, inme veya başka bir kardiyovasküler olay yaşama olasılığı hesaplanabilir. Ancak risk değerlendirmesi burada sona ermez.
    Standart testler her riski gösterir mi?
    Bazı kişiler klasik risk hesaplamalarına göre düşük veya orta riskli görünmesine rağmen damarlarında sessiz ateroskleroz taşıyabilir. Özellikle ailede erken kalp hastalığı bulunanlarda, sigara içenlerde, diyabeti olanlarda veya kolesterol yüksekliği uzun süredir devam edenlerde bu durum daha önemlidir.
    Bu nedenle gerekli hastalarda şu değerlendirmelerden yararlanılabilir:
  • ApoB: Damar duvarına girerek ateroskleroza neden olabilecek parçacıkların toplam sayısı hakkında bilgi verir.
  • Lipoprotein(a): Büyük ölçüde genetik olarak belirlenen ve rutin kolesterol testinde fark edilmeyebilen bağımsız bir risk faktörüdür.
  • Koroner kalsiyum skoru: Kalp damarlarında gelişmiş kalsifiye plak yükünü gösterir.
  • Koroner BT anjiyografi: Damarların ve plakların yapısını daha ayrıntılı değerlendirebilir.
  • Karotis veya periferik damar görüntülemesi: Vücudun başka damar bölgelerindeki ateroskleroz hakkında bilgi sağlayabilir.
    Bu testlerin her sağlıklı kişiye rutin olarak yapılması gerekmez. Hangi incelemenin yararlı olacağı kişinin yaşı, mevcut risk faktörleri ve ilk değerlendirmedeki belirsizliğe göre belirlenmelidir.

Aile öyküsü neden önemlidir?
Birinci derece erkek akrabalarda 55, kadın akrabalarda 65 yaşından önce kalp krizi veya damar hastalığı görülmesi, kişinin riskini artırabilir. Ancak genetik yatkınlık değiştirilemez bir kader değildir. Risk erken fark edildiğinde sigaranın bırakılması, tansiyon ve kolesterolün kontrol altına alınması, düzenli egzersiz ve uygun tedaviyle gelecekteki olayların önemli bir bölümü önlenebilir.
Kalp riski yalnızca “yüksek” veya “düşük” değildir
İki kişinin LDL kolesterolü aynı olsa bile tedavi gereksinimleri farklı olabilir. Daha önce kalp krizi geçiren, stent takılan, diyabeti veya böbrek hastalığı bulunan bir kişinin hedef değerleri; başka hastalığı olmayan bir kişiden daha düşük olmalıdır.
Bu nedenle laboratuvar sonucunun yanında yazan “normal aralık”, sizin için güvenli olan hedefi her zaman göstermez.
Riskinizi bilmek neden önemlidir?
Kalp-damar hastalığı çoğu zaman yıllarca belirti vermeden ilerler. Risk değerlendirmesinin amacı korkutmak veya gereksiz test yapmak değil; henüz kalp krizi gelişmeden önce önlenebilir tehlikeleri fark etmektir.
Çünkü en etkili kalp tedavisi, kalp krizi başladıktan sonra yapılan müdahale değil; mümkünse o krizin hiç yaşanmamasını sağlamaktır.
Kalp riskinizi gerçekten bilmek; yalnızca kolesterolünüze değil, genetik özelliklerinize, yaşam biçiminize, eşlik eden hastalıklarınıza ve gerektiğinde damarlarınızdaki sessiz hastalık yüküne birlikte bakmakla mümkündür.

Leave A Comment

Select the fields to be shown. Others will be hidden. Drag and drop to rearrange the order.
  • Image
  • SKU
  • Rating
  • Price
  • Stock
  • Availability
  • Add to cart
  • Description
  • Content
  • Weight
  • Dimensions
  • Additional information
Click outside to hide the comparison bar
Compare